Biyomedikal Mühendisliği nedir? Hangi alanlarda çalışır?

Biyomedikal Mühendisliği

Biyomedikal Mühendisliği ilk olarak 2007 yılında Erciyes Üniversitesinde açılmış  olup adını yeni yeni duyurmaya başlayan bir bölümdür. Daha öncesinde bu meslek grubunu kapsayan işleri elektrik elektronik mühendisleri, teknik sorunlarda ise teknikerlerin çözüm bulmaya çalışmasının yetersizliğinden dolayı tıbbi cihazlar üzerine daha fazla yoğunlaşmak adı altında bu bölüm kurulmuştur.

Biyomedikal Mühendisleri Nerelerde Çalışabilir?

Biyomedikal mühendisi arkadaşlarımız;

-sağlık sektöründe,

-hastanelerde,

-üniversite hastanelerinde,

-devlet hastanelerinde,

-özel sektör hastanelerinde,

-medikal firmalarında,

-kalibrasyon firmalarında,

Türkiye’de distribütör olan firmalarda, çalışıyorlar.

Genelde; tanı, tedavi amacıyla kullanılan medikal cihazların tüm teknik işletimlerinden, bakım-onarımından, hızlı gelişen tıbbi teknolojilerin hastanelere aktarılmasından, tıbbi cihazların seçiminden, kullanıcıların eğitimlerinden, hastanelerdeki en büyük mal varlığı olan medikal cihazların envanter yönetim sistemindeki işletilmesinden ve cihazların kalibrasyonu ve etkisel güvenlik testlerinin yapılmasından, medikal cihazlarla ilgili genel olarak bütün emniyet önlemlerinin alınmasından sorumludurlar.

Biyomedikal mühendisleri eğer medikal firmaların üretim tarafında ise bunların üretimin kısmında üretim mühendisi olarak ya da tasarımlarında ArGe mühendisi olarak ya da üretilmiş cihazların test edilmesi sırasında kalite kontrol mühendisi olarak çalışabiliyorlar. Son dönemde gelişen ciddi bir yazılım tarafı da var. Özellikle ameliyat ve yoğun bakımdaki hastaların takipleri için, bunların tanı ve tedavilerinde karar destek sistemleri ile ilgili bilgisayarlara entegre edilmiş yazılımlar var. Yine bunların bünyesinde de yazılıma gönül vermiş biyomedikal mühendisi arkadaşlarımız çalışıyor. Bunların dışında Türkiye’de satış yapan ya da distribütör olan medikal firmalarda satış mühendisi, satış sonrası eğitimden sorumlu aplikasyon mühendisi ve yine satış sonrası bakım-onarımdan sorumlu teknik servis mühendisi olarak da görev yapıyorlar. Tabii, ilk yol da akademik yol. Yüksek lisans ve doktora yapmak isteyen arkadaşlar için de akademisyenlik yolu, hem Türkiye’de, hem de yurtdışındaki üniversitelerde birçok eğitim noktasında vardır.

Biyomedikal Sektörünün Sıkıntıları

Birçok kişi okullardaki verilen bilgilerin yetersizliğinden daha doğrusu iş hayatına girince tabiri caizse sudan çıkmış balığa dönmekten korkmaktadır. Hastahane stajı ve şirket stajı olarak iki staj yapılması durumu ve öğrencilerin bu konuda yeterince bilgilendirilmemesi,öğrencilerimizin bu stajları bulmakta zorlanması ve ne yapacaklarını bilmemesi üniversitelerin en büyük eksikliklerindendir. Çoğu kişi staj yeri ararken yaşadığı zorluklardan ötürü şimdi böyle ise ilerde işsiz kalacağız kaygısına kapılıp  bölümden soğuyarak kendilerine başka arayışlar bulma yoluna girmektedir. Bu sorunun temelinde biyomedikal mühedisliği hakkında yeterince bilgi sahibi olmadan bu bölümü isteksizce okumak yatmaktadır. Malesef görüyoruz ki iş dünyasında çoğu kişi bilgilerini kendine saklamakta ve bölümümüz hakkında yeterince bilgiye ulaşamamaktayız.

Ülkemizde her yıl artan mezun sayısının yanı sıra bir çok üniversitede EKG cihazı görmeden mezun olan arkadaşlarımız var. Eğitimler tamamen akedemik boyutta . Bir cihazı gördüğümüz zaman ne yapacağımızı bilemiyoruz.İşsiz mezunlarımızın olmasındaki en büyük etken olarak bunu görüyorum.

Medikal cihazların ülkemizde Ar-Ge ve yönetim çalışmalarına yönelik duruma baktığımızda; kullanılan teknikler çok yüksek sermayeyi gerektirdiği için ancak çok basit ürünler yapıyoruz. Hasta yatakları falan yapıyoruz. Yani teknolojik bir ürün yapmıyoruz. Daha çok ağır metal işçiliği veya metalden oluşan ameliyat lambası falan da yapmaya başladık. Ama bütün bunlar basit kalıyor. Yüksek teknolojili bir ürün yapamıyoruz maalesef. Tabi bu işin cihaz tarafı. Ama bir diğer tarafta da çok ciddi bir medikal malzeme sektörü var. Biyomedikal mühendisleri için bu sektörde gerçekten çok büyük bir iş istihdam imkanı bulunuyor. Fakat burada küresel pazardan pay alacak ürünler geliştirmekte fayda var.

En büyük problem ise klinik mühendisliğindedir. Özellikle Türkiye de oluşan algıdan ötürü sen kadınsın onu taşıyamazsın, bayansın tornivada tutamazsın diyerek ağır işlerin sorumluluğuna kimsenin girmek istememesidir.Malesef herkes satış departmanında çalışacak, masa başında oturacak diye de bir seçeneğimiz yok. Biyomedikal mühendisleri yöneticilik yapmak istiyor ve kendilerince ufak tefek gördükleri ağır teknik işleri teknikerlere bırakmaya çalışıyorlar ama bu tamamen yanlış bir görüştür.

Okul Bitince Ne Yapacağız?

Bu alanda ilerlemek istiyorsak pes etmeden çabalayıp, gerek herkesin burun kıvırdığı işleri yapmaktan çekinmeyip, tıp dünyasındaki gelişimlere duyarsız olmayıp bu bilgileri yakından takip ederek kendimizi geliştirebilir ve iyi yerlere gelebiliriz. Ülkemizin kalkınması için çalışkan gayretli mühendislere ihtiyacı olduğunu unutmayalım.Başarısızlıklarımız elbette olabilir bunlar bizi yıldırmamalıdır. Ve şunu asla unutmayalım ki sadece güneşli günlerde yürürsek, hedefimize asla varamayız.

879 ziyaretçi

Şule SÖĞÜT

Erciyes Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.